İç sularda kullanılan bir tekneye sahipseniz, artık en az bir adet karbon monoksit alarmı bulundurmak zorunludur.
Dizel ısıtıcılar mutlaka deniz kullanımına özel (marine) bir egzoz sistemiyle donatılmalıdır. Kamyonlar için üretilen egzozlarda bulunan drenaj çıkışı karbon monoksit sızıntısına neden olabilir.
Son yıllarda, teknelerde karbon monoksit birikiminden kaynaklanan ölümcül kazaların sayısında artış gözlenmektedir.
Bu olaylar çoğunlukla mürettebat uyurken meydana gelmektedir. Yanlış monte edilmiş dizel ısıtıcılar, hatalı egzoz sistemleri, çalışır durumda bırakılan ve yeterince havalandırılmayan jeneratörler veya egzoz arızası bulunan motorlar başlıca nedenler arasındadır.
Hatta bazı olaylarda, marinada bağlı bulunan komşu bir teknenin çıkardığı egzoz gazları başka bir teknenin yaşam alanını doldurabilecek kadar yoğun olmuştur.
Eğer teknenizde hâlâ bir karbon monoksit alarmı yoksa, bir tane satın alıp uygun şekilde monte etmeniz gerektiğine ikna olmak zor olmamalıdır.
İdeal olarak iki adet alarm takın. Bunlar internette kolayca bulunabilir ve fiyatları oldukça uygundur. Evlerde kullanılan standart tip karbon monoksit alarmları teknelerde de kullanılabilir.
Teknelerde Havalandırma
Açık konumda sabitlenen kubbe tipi havalandırmalar (dome vents), iyi bir hava akışı sağlar.
Asgari olarak, insanların uyuduğu tüm alanlarda ve ana yaşam mahallerinde karbon monoksit alarmı bulunmalıdır.
Ayrıca alarmları düzenli olarak test etmek ve özellikle ağır uyuyan kişiler için alarm sesinin sizi uyandıracak kadar güçlü olduğundan emin olmak gerekir.
Kışın ortasında, dışarıda sıcaklık sıfırın altında seyrederken soğuk hava girişlerini engellemek oldukça cazip gelebilir.
Dorade tipi havalandırmalar, teknenin iç kısmında hava akışını sürdürmek için son derece önemlidir.
Yaz aylarında seyir yaparken genellikle yeterince kapak ve lomboz açık olur. Isıtma ve yemek pişirme ihtiyacı da daha az olduğundan tekne doğal olarak daha iyi havalanır.
Ancak sonbahar geldiğinde ve özellikle geceleri sıcaklık düştüğünde, teknenizin havalandırmasını kontrol etmek için doğru zamandır.
Tüm teknelerde mümkün olduğunca alçak seviyede konumlandırılmış, sürekli açık sabit havalandırma bulunmalıdır.
En yaygın alçak seviye havalandırma; giriş kapısındaki panjurlu menfezler, açık kıç aynalık (transom) veya kokpit drenajları aracılığıyla sağlanır.
Yüksek seviye havalandırma ise güverteye yerleştirilmiş dorade veya kubbe tipi havalandırmalarla sağlanır. Bunlar, teknenin içinde hava dolaşımı oluşturacak kadar öne yerleştirilmelidir.
Kapatılabilen kubbe tipi havalandırmalar, kapalı konumdayken bile minimum havalandırma şartlarını karşılayacak kadar hava geçişine izin vermelidir.
Düzenli Bakım Şarttır
Birçok havalandırma menfezinde sinek, böcek veya kir girişini önlemek için tel örgü veya filtre bulunur. Ancak bunlar zamanla tıkanabilir.
Bu nedenle düzenli olarak kontrol edilmeleri gerekir. Aksi halde hava akışı kısıtlanabilir.
Ne kadar cazip görünürse görünsün, bu menfezlerin üzerini kapatmamanın veya tıkamamanın önemini yeterince vurgulayamam.
Günümüzde giderek daha fazla tekne sahibi teknelerinde uzun süre yaşamaktadır.
Gazlı ocaklar karbon monoksitin önemli kaynaklarından biridir; bu nedenle uygun havalandırma hayati önem taşır.
Artan enerji ihtiyaçları nedeniyle birçok kişi taşınabilir jeneratör de kullanmaktadır.
Eğer jeneratör güvertede bir havalandırma çıkışına yakın veya daha da kötüsü kokpit içinde çalıştırılıyorsa, egzoz gazları teknenin yan tarafından dışarı atılmak yerine kokpite ve oradan da yaşam alanlarına girebilir.
Bu, sanıldığından çok daha yaygın bir durumdur ve birçok kişi bunun ciddi bir karbon monoksit zehirlenmesi riski oluşturduğunu fark ettiğinde şaşırmaktadır.
Bir diğer problem ise çoğu yattaki motor bölmelerinin yeterince yalıtılmamış olması veya motor bölmesindeki havanın dışarıya etkin şekilde tahliye edilmesini sağlayan uygun havalandırma sistemlerinin bulunmamasıdır.
Eğer bu senaryolarda egzoz sisteminizde bir kaçak varsa, bu ciddi bir sorun yaratabilir.
Kış aylarında da seyir yapmayı planlıyorsanız, lütfen en az bir adet karbon monoksit alarmı satın alın ve havalandırma menfezlerinizi kapatmayın.
Takılı olan hava emiş veya hava tahliye sistemlerinin etkili ve tam çalışır durumda olması gerekir.
Karbon Monoksit Zehirlenmesi
Karbon monoksitin ne kokusu ne de tadı vardır. Solunduğunda kan dolaşımınıza girer ve kanınızın normal şekilde oksijen taşımasını engeller.
Düşük seviyedeki zehirlenme belirtileri her zaman açık olmayabilir, ancak şunları içerebilir:
Baş ağrısı
Baş dönmesi
Mide bulantısı
Yorgunluk
Bilinç bulanıklığı
Karın ağrısı
Nefes almada zorluk
Daha ciddi karbon monoksit zehirlenmeleri ise:
Beyin hasarına
Ölüme
neden olabilir.