Birçoğumuz için denizcilik dünyasında kendi kendine yetebilmek, başarılı bir tekne sahibi olmanın önemli bir parçasıdır. Kendi işlerimizi yapma isteğimizin doğal nedenleri vardır; ancak bunun bir sebebi de teknemizi tamir edebilecek, telefonlara cevap verecek ve söz verdiği zamanda gelecek yetkin ustalar bulmanın çoğu zaman zor olmasıdır.
İster uzak bölgelerde bu işleri kendi başımıza yapabilmek isteyelim, ister yardım edecek birini bulamadığımız için buna mecbur kalalım, tekne sahipleri birçok bakım ve onarım işini kendileri yaparlar. Dizel tekne motorları da buna dahildir.
Yakınlarda bir mekanikçi olsa bile, öğrenme fırsatı sunduğu ve limandan uzaktayken daha fazla sorunu çözebilme becerisi kazandırdığı için DIY (kendin yap) çalışmalarının büyük bir destekçisiyim. Ancak kendi motor bakımını yapan kişilerde sıkça karşılaşılan birçok hata da var. Bunların çoğu bilgi eksikliğinden veya işleri doğru şekilde yapmak için yeterince zaman ayırmamaktan kaynaklanıyor. Çoğu zaman bir DIY onarımının ya sorunu çözemediği ya da yeni bir sorun yarattığı durumlarda olabiliyor.
Bir şeyleri geçici olarak çalışır hale getirmek mümkün olsa da, kısa yoldan çözüm aramaya çalışırken çoğu zaman büyük miktarda para ve zaman boşa harcanıyor. Bu yazı tüm cevapları vermeyecek olsa da, kendi başına tamir yapmaya çalışan tekne sahiplerinin en sık karşılaştığı sorunları tanımanıza yardımcı olabilir.
Motor Çalışmıyor
Bu, sahada en sık karşılaştığım sorunlardan biridir. Motoru çalıştırmaya çalışırsınız ve sadece bir "tık" sesi gelir ya da hiçbir şey olmaz.
Sorun yok, değil mi? Muhtemelen akü bitmiştir ya da marş motoru arızalanmıştır.
Yeni bir marş motoru ve akü için birkaç yüz dolar harcadıktan sonra sorunun hâlâ devam ettiğini düşünün...
İşte genellikle bu noktada usta çağrılır.
Yaptığım ilk şeylerden biri, akü ve marş motoru bağlantılarında gevşeklik veya korozyon olup olmadığını kontrol etmektir. Yanımda her zaman bir multimetre taşırım ve birkaç dakika içinde aküyü, kabloları, sigortaları ve marş motorunu test edebilirim.
Birçok mekanikçi de aynı hataya düşerek doğrudan akünün veya marş motorunun arızalı olduğu sonucuna varır. Sorunun kaynağını doğrulamadan önce rastgele parça değiştirmemek gerekir.
Çoğu zaman marş sorunları oldukça basittir ve çözümü neredeyse hiç maliyet gerektirmez.
Motora giden ve motordan çıkan kalın güç kablolarında gevşek veya oksitlenmiş bağlantılarla sık sık karşılaşıyorum. Şase (topraklama) kablolarını da kontrol etmeyi unutmayın.
Motor Panelindeki Alarmlar Çalıyor
Sıcaklık veya yağ basınç göstergeleriniz motorun aşırı ısındığını ya da yağ basıncının düşük/yüksek olduğunu gösteriyorsa, motoru sökmeden önce sorunun gerçekten var olup olmadığını doğrulamalısınız.
Örneğin sıcaklık göstergesi anormal bir değer gösteriyorsa, bir yapı marketten uygun fiyatlı bir kızılötesi (infrared) sıcaklık ölçer alın ve motorun gerçekten aşırı ısınıp ısınmadığını kontrol edin.
Birçok DIY kullanıcısı, yalnızca sıcaklık sensöründeki kötü bir bağlantı veya arızalanan bir gösterge yüzünden bütün soğutma sistemini sökmeye başlıyor.
Benzer şekilde yağ basıncı da büyük bir yanılgı kaynağıdır.
Tekne sahipleri yanlış bir düşük yağ basıncı göstergesi gördüklerinde motorun artık ömrünü tamamladığını düşünebiliyorlar.
Öncelikle analog bir yağ basınç göstergesi kullanarak gerçek basıncı ölçün. Daha sonra sonuca göre hareket edin. Sorun yalnızca bir sensör, gösterge veya elektrik bağlantısı olabilir.
İnternet Her Zaman Dostunuz Değildir
Bir sorunu çözmeye çalışırken doğru bilgiye ulaşmak zor olabilir. Ancak Facebook grupları veya rastgele internet forumları dışında da güvenilir kaynaklar bulunmaktadır.
YouTube bile, eğer içerik saygın bir uzman veya deneyimli bir mekanik tarafından hazırlanmışsa, faydalı bir kaynak olabilir.
Kendisini uzman sanan kişilerden gelen son derece kötü tavsiyeler verebiliyor. Ne yazık ki tekne sahipleri bu tavsiyeleri uyguluyor ve sonuç olarak motorlarında ciddi hasarlar oluşabiliyor.
Bu tür öneriler arızayı teşhis etmeye yardımcı olmadığı gibi, mevcut sorunu daha da kötüleştirebilir veya yeni arızalara yol açabilir.
Belirli bir sorun hakkında emin değilseniz:
Yerel bir mekanikçiden danışmanlık alın.
Güvenilir teknik kaynakları araştırın.
Üreticinin servis dokümanlarını inceleyin.
Bir işi doğru yapmayı öğrenmek için harcanacak bir saatlik danışmanlık ücreti, ileride yüzlerce hatta binlerce dolarlık masrafı önleyebilir.
Uygun Olmayan Yerde Ucuzluk Yapmak
Sık karşılaşılan bir diğer konu ise deniz ortamına uygun olmayan ucuz parçaların ve malzemelerin kullanılmasıdır.
Elbette motor bakımında tasarruf etmenin yolları vardır. Her şeyin en pahalısını almak zorunda değilsiniz.
Ancak birçok kişinin, motorlarında çalışmayan veya çok kısa sürede bozulan ucuz alternatifler kullanmaya çalışırken daha fazla para harcadığını gördüm.
Bu durum özellikle elektrik tesisatlarında sık yaşanıyor. Deniz tipi (marine grade) kablo ve bağlantı parçaları yerine daha ucuz kaynak kabloları veya düşük kaliteli bağlantı elemanları kullanılıyor.
Denizcilik ekipmanlarının pahalı olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak ucuz bir parça aldıktan sonra;
kaçakları,
çözülemeyen arızaları,
elektrik sorunlarını,
performans düşüklüklerini
tespit etmek için tekrar mekanikçiye ödeme yapmak çoğu zaman çok daha maliyetli oluyor.
Buna, arıza nedeniyle seyahatinizin yarıda kesilmesi ve keyifli bir gezi yerine mahsur kalmanın getirdiği zaman kaybını da eklemek gerekir.
Bazı motor markalarının kaliteli yan sanayi (aftermarket) ürün seçenekleri vardır. Ancak her üretici için durum böyle değildir. İlk alınan parçanın uymaması veya çalışmaması halinde tekne sahibi çoğu zaman iki kez ödeme yapmak zorunda kalır.
Bu nedenle ileride tasarruf etmek istiyorsanız, ilk seferinde doğru parçayı alın.
Sonuç
Ben de birçok işi kendisi yapan biri olarak DIY çalışmalarını desteklerim. İhtiyaç duyduğumuzda veya istediğimizde kendi ekipmanlarımızı tamir edebilmemiz gerektiğine inanıyorum.
Tekne motorunuza doğru şekilde bakabilmek için:
Sorunu doğrulayın.
Doğru teşhis koyun.
İşleri aceleye getirmeden doğru yapın.
Kaliteli parçalar kullanın.
Güvenilir bilgi kaynaklarına başvurun.
Bu prensiplere uyduğunuzda, motor bakımının çok daha sorunsuz geçtiğini ve denizde daha güvenli bir deneyim yaşadığınızı göreceksiniz.